|
Barikat
Bugün Türkiye'nin en çok tartışılan gruplarından biri olan ve 2002 yılında
yayınladıkları ilk albümleri "Güneşin Çocukları" ile Türkiye Hiphop
hareketininin yönünü, tümden değiştiren Barikat, 1996 yılında Jöntürk
öncülüğünde, sivil bir gençlik hareketi olarak Güneşin Çocukları adıyla Bursa'da
kuruldu.
Uzun bir süre sonra, 40'ı aşkın kemikleşmiş kadrosuyla, 2001 yılına dek,
yüzlerce söyleşi, konferans, tiyatro ve film gösterileri, müzik ve şiir
dinletileri düzenleyerek toplumsal dönüşüme katkıda bulunmaya çalıştı.
Bursa Amatör Yazarlar ve Sanatçılar Derneği'ni kurdu. Simurg Yayınevi'ni ve
"Bursa Gençlik Merkezi"ni açtı.
Sokak çocukları, uyuşturucu, aids, çevre kirliliği, rütük, paralı öğrenimi,
savaş, terör ve şiddete karşı; ırk, din, dil, mezhep, sınıf, yaş, cinsiyet,
cinsel yönelim ayrımcılıklarına karşı pek çok protesto eylemleri düzenledi.
Uzun yıllar, Güneşin Çocukları adıyla bir kültür sanat / düşün dergisi
yayınladı.
1996 yılından itibaren start verdikleri 1. Güneşin Çocukları Türkiye Dans
Yarışması ile birlikte, tüm alternatif gençlik hareketlerine destek vermek
amacıyla, rap, rock, punk, halk müziği etkinlikleri projelerini hayata geçirmeye
başladı. Düzenledikleri yüzlerce organizasyonla, binlerce gencin sahne alarak
kendisini ifade etmesine katkıda bulundu. 1997 yılında, Jöntürk, Mutlu, Ayhan,
Kuş, Hasan, Alper kadrosuyla yolarına rap müzik yaparak devam etti.
Türkiye'de hiphop kültürünün sağlıklı gelişimi amacıyla, Türkiye'nin ilk ve tek
"Hiphop Kültür Merkezi"ni açtı. 1998 yılında Radyo Press'te, "Kuşlara Yem
Veriyoruz" adıyla Türkiye’nin ilk hiphop/rap programı yaptı.
Bursa'da, Rapor2, Nefret, Umut Ertek, Lewo, Karakalp, Kanun, İzmir Youg Energy
Crew, Takım 34, Bursa City B-Boys, Dream Night Breakers'ın gibi pek çok hiphopın
pek çok kez konserlerini düzenleyerek sesini duyurmasına katkıda bulundu. Yeni
rapperların seslerini duyurmalarına katkıda bulunmak amacıyla "Microphone
Control Türkiye Rap Yarışması"nı; Türkiye'nin ilk "Hiphop Festivali'ni; "Boys Of
Sun Türkiye Hiphop Oscarları"nı; beş yıl boyunca geleneksel "Güneşin Çocukları
Türkiye Dans Yarışması" düzenledi.
1999 yılında, kadro değişikliğine giden grup, 2000 yılına dek, Jöntürk, Elçi,
Çığlık, Kuş olarak yoluna devam etti. 2000 yılında, Jöntürk, Murat Pakten, Yargı
ve Refleks'ten oluşan yeni kadrosuyla 2002 yılında Zihni Müzik'ten "Güneşin
Çocukları" adlı ilk albümlerini yayınlayarak, bu albümleriyle ortaya koydukları
sosyal, kültürel ve politik tavırla, Türkiye'de caka satmak, böğürmek ve
küfretmek olarak görülen "Underground" ve "hard core" rap anlayışını yeni baştan
yazıp, Türkçe rap'in yurt genelinde kökten değişimini sağladı.
Egemen kültür karşısında, toplumun ezilen, dışlanan, dudak bükülen kesimin
çığlığını haykıran Barikat, yazdıkları derin ve anlam yüklü balyoz gibi sert
liriklerinde, devleti, hükümeti, başbakanı, faşizmi, militarizmi, ırkçılığı,
milliyetçiliği, savaşı, şiddeti, terörü, her türlü ayrımcılığı, kokuşmuş eğitim
ve sağlık sitemini, varolan geleneksel aile kurumunu, tüketime ve sömürüye
dayalı müzik sektörünü korkusuzca topa tuttu.
Sınırsız, özgür, eşit evrensel bir dünya için, albümlerinde, Yunus Emre, Hacı
Bektaş, Jack London, Mevlana, Babailer, Spartaküs, Pir Sultan Abdal, Bruno,
Dadaloğlu, Mustafa Kemal Atatürk, Şef Seattle, Aşık Veysel, Ruhi Su, Galilo,
Yaşar Kemal, Einstein, Aşık Mahsuni Şerif'e selam yollayan Barikat, etnik
enstrümanları hiphop rap müzikte kullanmayı küçültücü bulanlara karşın, kimi
parçalarında bağlama, bendir, kavala, kanun, darbuka, ney ve zurna’yı cesurca
(inatla) kullanarak, ilk kez "Anadolu hiphop" kavramını ortaya attı.
Bu arda, grubun beyini olan Jöntürk’ün, "Kediler Cumhuriyeti", "Dünyaya Gelmeme
Hakkı", "Barışa Son Çağrı", "Siyah Göldeki Genç Kırmızı Balıklar" adlı
kitaplarından sonra, Türkiye'de hiphop kültürü üzerine yazılan ilk kitap olan
"Bir Gençlik Çığlığı Hiphop Kültürü" adlı kitabını, 2003 yılında, Akyüz Yayın
Grubu’ndan yayınladı.
Sosyal, kültürel ve politik muhalif duruşlarıyla, Türkiye’nin ilk halk
konserlerini, yardım ve dayanışma konserlerini veren grup olan Barikat, Kayseri,
Sivas, Adana, Gaziantep, Konya, Çorlu, Isparta, Mersin, Çanakkale, Eskişehir,
Denizli, Silivri, Kocaeli, Gökçeada, Yalova, Çınarcık ve İstanbul ve Bursa gibi
yurdun dört bir yanında verdikleri yüzlerce halk konserleri, yardım konserleri,
dayanışma konserleri, protesto konserleri ile yüz binlerce insana seslenen tek
hiphop grubu olmayı başardı.
2003 yılı sonunda, 120 yıllık deneyimiyle, dünyanın en saygın müzik
firmalarından biri olan EMI'den, Erol Büyükburç, Şahesnem, Anima, Turbo, Maho-b,
Halil-b, Sentez, Tolga Aksoy, Buldozer featleri bulunan "Hava Su Toprak Ve Ateş"
adlı ikinci albümlerini yayınlayarak, gerek altyapısı, gerek başkaldırıcı edebi
lirikleri, gerekse kullandıkları farklı vokal teknikleriyle tüm yurtta geniş ses
getirmekle birlikte, alternatif müzik eleştirmenleri ve yazarlarının övgüsünü
kazanarak tüm ulusal basında büyük ses getirdi.
Bu arda, Türkiye hiphop hareketinde, yeni yeni rapperların ortaya çıkmasını "wack
mc" söylemiyle engelleyen; farklı seslere, çok sesliliğe "çatlak sesler"
söylemiyle saldıran; hiphopı -böğürme, küfür, bıdı bıdı edebiyatı, ahkam kesme,
caka satma, sidik yarıştırmalarla- halktan kopararak hafta sonu partilerine ve
internet atışmalarına mahkum eden; hiphopın evrensel duruşuna karşın ırk, din,
dil, mezhep, sınıf, cinsiyet ve cinsel yönelim ayrımcılığı yapan çıkar
gruplarına karşı verdiği sıkı mücadeleyle de tanınan Barikat, bu girişimine
karşı, bu çıkar gruplarınca uğradığı çirkin hakaret ve karalama kampanyalarına
karşın, bu konudaki kararlılığını sürdürüyor.
İkinci albümlerinde bulunan Özbek sanatçı Şahsenem ile düet yaptıkları "Geceler
Günlerimi Gömer" adlı parçaya ilk profesyonel kliplerini çeken Barikat, "F Tipi
Dünya" parçasına da çektikleri son derece politik klip sansüre uğrayarak
yayınlandı
Şu an, 6 ekim 2004’te raportaj.com katkılarıyla, Maho-b, Doğa, Deli Mc, Makale
Crew, Diriliş, Ghetto, Karamurat, Barış, Kan-ka, Gri, Canhür / Mc Zehir, Korkut,
Kaptan, Elnino, Yaşlı gözler, Sektör2 gibi pek çok rapperın seslerini
duyurmalarını sağlamak amacıyla Zihni Müzik’ten "Anadolu Kaplanları" adlı
toplama albümü yayınlamaya hazırlanan Barikat'tan Jöntürk, Solo albüm
çalışmalarının yanısıra "Yeraltında Savaş Var" adlı yeni kitabını yayınlamaya
hazırlanıyor.
Barikat
Biri Tutmuş Biri Pişirmiş Biri Yemiş
Çokça zaman geçti aradan Değişen bir şey yok; her şey aynen Biri tutmuş, biri
pişirmiş, biri yemiş Bunu gören insanlar ‘hani bize’ demiş Biri yitmiş geleceği
görememiş Kendini kahraman sanmış ateşe atmış Gelin görün, bakın kim düşmüş bu
bataklığa Farkında olmadan girersin bir çıkmaza Seni bu bataklığa itenler kalleş
bir maşa Sende onların gözünde olacaksın bir maskot bir kukla Sana da verecekler
bol para bir de tabanca Kalleşi de var; suçlu belki de masum inanlar Onları da
vuracaksın gözünü kırpmadan teker teker At gözlüğünü takmaya devam edip
gölgesinde kalleşlerin Bu yanlışlar yolunda kalıp yaşadıkça sen Sonunda senide
vuracaklar kendi silahınla sırtından Bunları böyle gördükçe içim parçalanır Ve
dilime aynen şöyle bir nakarat takılır Biri tutmuş, biri pişirmiş, biri yemiş
Bunu gören insanlar ‘hani bize’ demiş
Biri mecbur kalmış suça ortaklık etmiş Nasıl bir amaca hizmet ettiğini hiç
bilememiş Dürüst ve namuslu yaşamak varken Sırf parası ve zengin yaşama
hevesiyle Ne hale düştün bak görüyor musun haline Etmeseydin kara kirli zebani
tekliflerine Nerede o masumiyetli dürüst insan Artık vazgeçsen de var çıkmaz
kirli bir damganSen sen ol, onların yalanlarına kanma Eğer kazanacağın beş kuruş
ekmek parası varsa Sende herkes gibi kazan alın terinle hakkınla Yoksa sende
gideceksin onlar gibi kuyuya
Biri hepsinin tepesinde bir kalleşmiş Köleleri boş beyinler emirler verirmiş
‘Umurumda değil demiş hiçbir insan; gözümde para’ derler Yoksul aç ve masum
insanlara gücü yeter en iyiye Paraya kulluk eden sahte gücün temsilcisi Sen
paraya para demeden şan şöhret içinde yaşarken Hakkıdır hakı sömürdüğün
insanların ahı Senide bir gün bulacak meleklerin karası Huylu huyundan bu
sözlerle vazgeçer mi Elini vicdanına koyup da sözlerimi dinle Dinlemezsen
sonucunu, kararını ben bilemem Ama diyebilirim ki ya parmaklık arkası, ya da
cehennem Biri kazandığıyla kıtı kıtına yaşamış Yine doğruluk ve dürüstlükten
asla şaşmamış Kurtlar sofrasında yiyecek ekmek bulamazken Bir dilim ekmeğe bile
göz dikenler varken Acımasız vicdansızlarla savaşmış Çek çek elini çek; sende
uzak dur bizden Yoksa kara gölgem üzerinde biter aniden Hani sisler var ya
gökyüzünde her yerde İçimde dolan nefes o an ve her an Duygularla savaşırım ben
her zaman Yakındır iyi günler; kötü günler elbet geçecek Bu işte burada asla
bitmeyecek.
|