Kadın istemezse olmaz!
Yeni evlenen genç kızların
yaşadığı ‘ilk gece’ stresi, geleneklerin baskısı,
çekingenlik, tüm bir ömrü etkileyecek vajinusmus
hastalığının sebepleri arasında sayılıyor. Üstelik yeni
yüzyılla birlikte azalması beklenen bu hastalık, tam tersine
artıyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana
Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi
Sorumlusu Prof. Dr. Arşaluys Kayır, ‘Vajinusmus hastalığının
tıbbi açılımı, birleşme sırasında vücut kaslarının
kasılmasıdır. Kadınların çekingen kalması ve geçmişten
günümüze gelen söylemlerin olumsuz etkisi, bu strese yol
açıyor. Bu hastalık sadece evlenecek olan kadınlarda değil,
uzun yıllar evliliğini sürdüren kadınlarda da görülebiliyor’
diyor.
Prof.Dr. Kayır, bu hastalıkla ilgili şikayetlerin yüzde
80’inin eğitimli kadınlardan geldiğini belirterek, ‘Günlük
stres, hastalığın ortaya çıkmasında en önemli etkenlerden
biri’ diye konuşuyor.
Vücuduna ve cinsel organına yabancı olan kadınların bu
hastalığı daha fazla yakalandığına dikkat çeken Prof. Dr.
Arşaluys Kayır, ‘Kentsel nüfus içinde yer alan, çalışan
kadınlar orgazmı biliyor, ancak etkin yaşayanların sayısı
az. Bunun için vajinusmus hastalığı gündeme geliyor.
Geçtiğimiz yıllara göre şikayetler yüzde 50 artış gösterdi.
25 yaş üstü olan kadınların vücutlarını tanımamasından
kaynaklanan bu hastalıkta, çiftlerin birlikte psikolojik
danışmanlık hizmeti almasını öneriyoruz. Eğitimli çiftler
bile bize başvururken, bir tedirginlik ve çekingenlikle
geliyor. Öncelikle bunun aşılması gerekmektedir’ diyor.
Prof.Dr.Kayır, vajinusmus sorununun ortadan kalkması için
eşler arasında tensel uyum egzersizleri yapılması
gerektiğini belirterek, ‘Cinsel birleşmeye geçmeden
dokunuşlarla tensel uyum egzersizleri yapılması, sorunun
aşılması acısından büyük önem taşıyor’ mesajlarını iletiyor.

|