Seks yogası
Cinsel enerji, en yaratıcı
enerjidir. Eğer derinliklerine bakarsanız, büyük ve yaratıcı
olanaklarını görebilirsiniz. Seksin sadece küçük bir yanı
çocuklarınızı size sağlamış olmasıdır. Öteki, yani daha
yüksek yanı, sizin sonsuzlukta yaşayabilmenize imkan
oluşturmasıdır. Cinsel enerji, yaşam enerjisidir. Bedenin
gerçeğini kavrayan kişi, evrenin gerçeğini de
kavrayacaktır." Uzakdoğu kökenli "seks yogası" olan "tantra"nın
felsefesini özetleyen bu cümleler Uzakdoğulu bilge Bhagwan
Shree Rajneesh'e, takipçileri tarafından kullanılan adıyla
Osho'ya ait, "Okşanırken tatlı prenses, sevişmeye ebedi
yaşam gibi katıl", "Öteki yalnızca bir kapıdır. Bir erkekle
sevişirken aslında varoluşun kendisiyle sevişiyorsun", "Seks
yalnızca başlangıçtır, son değildir. Ama başlangıcı
kaçırırsan, sonu da kaçırırsın". Bu cümleler de seksi temel
enerji olarak alıp, onu dönüştürme ve yaşamı daha doyumlu
bir hale getirme yöntemlerini içeren seks yogasının özünü
anlatıyor.
Zamanımızda cinselliğimizle yüz yüze gelmek konusunda önceki
dönemlere kıyasla daha çok ilerleme kaydediyoruz. Sigmund
Freud ve takipçilerinin çalışmaları, "cinsel tabu"cular ve
toplumsal hayatın "gönüllü ahlak polisleri" gibi, insanların
seks yaşamlarının karanlık köşelerde, utanç içinde yerine
getirilmesi gereken müstehcen, onur kırıcı ve önemsiz bir
şey olarak tanımlama eğiliminde olanları, yollarından
döndürdü. Batı'da seks ancak Freud'dan sonra daha rahat bir
şekilde açığa çıkabildi. Oysa binlerce yıl önce Uzakdoğu,
seks konusundaki kompleksleri aşmış ve onu yaşamın bir
parçası olarak kabullenmişti.
Seks yogasında, kadın ve erkeğin cinsel ilişkisi, insan
yaşamının tamamlayıcı bir parçası ve daha gelişmiş bir insan
ırkına doğru evrimsel gelişmenin bir parçası olarak
algılanıyor. Sevgi, şefkat, saygı, onur ve kutsallık,
insanın daha göze görünür olan diğer fiziksel nitelikleri
kadar, onun bir parçası olarak görülüyor. Seks yogasmda
dişi, erkekten daha aşağı değil, biri diğerine zıt değiller;
fakat her ikisi de yaşamın daha yüksek, daha tam ve daha
derin zevklerini yansıtan bir birliği arıyor ve buna
ulaşıyorlar. Seks yogası, bu birliğe hazırlanmak için eğitim
ve disiplin sağlıyor. Bu bilgi, kadim tantra bilgeliğine'
dayanıyor. "Tantra yoga", insan cinselliğiyle ilgilenen tek
yoga türü. Karmaşanın yerine zevk, çaresizliğin yerine umut
sunuyor. Hem de izlediği yöntemler ve öğrettiği adımlarla
sadece yatakta değil; hayatın her alanında.
Seks ayininden utanmayalım
20 yıldan uzun bir süre jinekoloji ve psikosomatik tıp
konusunda çalışmalar yapan, cinsel isteksizlik ve
iktidarsızlık gibi pek çok konuda araştırmaları bulunan Omar
Carrisun, "Tantrik düşünce ve yöntemler, doğru eşle, doğru
zamanda ve doğru bir zihin durumunda yapılan cinsel
birleşme, yaşamda yeni bir boyuta giden kapıyı açmanızı
sağlar" diyor ve şöyle devam ediyor: "Günümüzde çok fazla
erkek ve kadın kendilerini aslında hoşlanmadıkları kişilerle
cinsel birleşme yaşamak zorunda hissediyorlar. Bu deneyimi,
asgari bir zevk, azami bir yetersizlik ve hüsran duygusu
hissederek aynı kişiyle ya da farklı eşlerle tekrarlıyorlar.
Oysa seksin bir zorunluluk değil de seçim olduğunu, eşlerin
de utanç verici, yavan bir süreçteki bir piyondan daha
değerli ve arzulanabilir olduğunu düşünselerdi, ıstırapları
sona ererdi."
Seks yogası öğrencileri olan guruların söylediklerine göre,
tantranın cinsel prensiplerini içten bir şekilde inceleyip
uygularsanız, cinsel birleşmenin tacı olan kendinden geçme
anını, şimdi bildiğiniz gibi kısacık birkaç saniyeden bir
saat ya da daha fazla bir zamana yayabilirsiniz. Bu aslında
uzatmadan da öte. "Tantrik seks", yorgunluk ye tükenmeyle
değil, tam gevşeme ve yeniden canlanmayla sona eriyor.
Osho, seks yogasının temelleri olan "sutra"ları şöyle
sıralıyor: "Birinci sutraya göre, cinsel birleşme süresince,
başlangıçtaki ateşi korumaya özen gösterin ve ateşi
sonlandıran közleri önleyin, ikinci sutra'ya göre kucaklaşma
anı duyularınızı yapraklar gibi sarsıyorsa, kiminle
kucaklaştığınıza bakmadan kendinizi bu sarsıntıya bırakın.
Üçüncü sutraya göre hiç bir dokunuş olmadan, sadece
birleşmeyi hissetmenin bile bir dönüşüm olduğunun farkına
varın."
Osho, tantra felsefesini gündelik hayatın bir parçası
yapmanız için başka birkaç öneride daha bulunuyor: "Uzun
zamandır görmediğiniz bir arkadaşını görüp sevindiğinizde,
bu sevinci her yanınıza sindirin. Bunu, hoş hissettiğiniz
pek çok farklı anda yapabilirsiniz. Öfkelendiğiniz zaman
sizde bu öfkeyi uyandıran insana odaklanmayın; öfkenize
odaklanın. O kişiye içinizde yatan bu gizli gücü açığa
çıkardığı için minnet duyun. O sizde bir yere çarptı ve o
çarptığı yerde aslında gizli bir yara vardı. Sadece bunun
farkına varın. Sonra olumlu ve olumsuz duygularınızla ilgili
farkındalıklarınızı kendiniz için kullanın. Farkına
varmanız, bir şeyi derinleştiriyorsa bu iyi bir şeydir. Bir
şey, farkına varmanız sayesinde yavaş yavaş yok oluyorsa bu
kötüdür.”
Seksin sekiz yönü
Tantrik Hindu metinlerinde cinsel birleşmenin sekiz yönü
olduğu anlatılıyor: "Smarnanam" yani düşüncenin sekse
odaklanmasına izin vermek, "kirtanam" yani bir başkasıyla
seks konuşmak, "keli" yani karşı cinse eşlik etmek, "prekshenam"
yani flört etmek, "guhyabhashanam" yani karşı cinsle samimi
konuşma yapmak, "sarrtkalpa" yani cinsel ilişki arzusu, "adhyavasayam"
yani kendini ona vermek için kesin karar ve "kriyanishpatti"
yani fiziksel birleşme.
İşte seks yogası, tüm bu aşamaların farkına varmayı, orada
gizlenen gücü açığa çıkarmayı ve bedeninizi kullanmayı
öğretiyor. Omurganın seks yogasında büyük önemi var. Çünkü
omurga, varlığın merkezi ekseni. Her biri farklı sinir
sistemlerine bağlı olan omurlar da, omurilikten
kuyruksokumuna kadar uzanan merkezi omurilik kanalı da seks
yogası için yaşamsal. Çünkü tantra uygulamaları, bu geçit
boyunca "kundalini" denilen, uyuyan gizemli gücü, omurganın
tabanından başa doğru yükseltiyor. Kundalini, yükselirken
beyne doğru giden yoldaki, adlarına "çakra" denilen, yedi
güç merkezini harekete geçiriyor. Çakralar Uzakdoğu
bilimlerine göre insanların yaşam enerjilerini aldığı ve
beden içinde döndürürek dağıttığı yerler.
Eğer seks yogası yapmak istiyorsanız, nefes alma
tekniklerini öğrenmelisiniz. Gün içinde çok kısa aralar
dışında nefes her iki burun deliğinden eşit olarak akmıyor.
Bunun yerine yaklaşık 24 dakika boyunca sol burun deliğinden
çıkıyor, sonra bu kadar süre için sağ burun deliğine
geçiyor. Omurgadaki sağ ve sol oluklarda yer alan enerji
kanalları, burun deliklerine kozmik enerji taşıyorlar. Sağ
burun deliğinden akan akım eril, elektrikli, sıcak ve astral
görüşe göre ateş kırmızısı renginde. Gurular bunu "güneş
nefesi" diye adlandırıyorlar. Sol burun deliğinden akan
yaşamsal hava ise dişi, manyetik, serin ve astral görüşe
göre soluk beyaz renkte. Buna "ay nefesi" deniyor. Seks
yogası konusunda deneyimli olanlar, nefeslerinin sağ ya da
sol burun deliğinden akışını kontrol ederek günlük
hayatlarındaki pek çok konuya hükmedebiliyorlar. Örneğin
genel olarak fiziksel çaba, tutku, kuvvet ya da mücadele
içeren tüm eylemler, seks, aktif sporlar, kumar ve hile ya
da yarışmalar, nefes sağ burun deliğinden akarken kişiye
başarı vaad ediyor. Müzik yapmak, dans, ibadet, herhangi bir
konuda kursa başlamak, bilimsel çalışmalar, tohum ekmek,
düğün törenleri gibi aktivitelerse, nefes sol burun
deliğinden akarken daha doyurucu oluyor. Tantrayı ileri
düzeyde uygulayanlar nefes akışını sadece irade ile kontrol
edebiliyorlar. Tantrik metinlerde, gün doğumundan gün
batımına kadar sadece sol burun deliğinden, gün batımından
gün doğumuna kadar da sağ burun deliğinden nefes alınmasının
hastalıkları uzak tuttuğu. Ömrü uzattığı ve bilgelik
bahşedeceği de iddia ediliyor.
Nefes akışına hakim olmak, tüm tantra uygulamalarında
işlevsel bir devamlılık
sağlıyor. Hindistan ve Tibet'te neredeyse guru sayısı kadar
farklı nefes alma tekniği var. Ama tüm seks yogası
yöntemlerinin üç soluma aşamasıyla ilişkisi bulunuyor: Nefes
alma, tutma ve nefesi verme. Temel nokta, bu soluma
döngüsünün üç anı arasında doğru oran kurarak ahenk
sağlamak. Çünkü nefes almak, insanın bioritminin formunu da
belirliyor. Solunum oranını yavaşlatıp hızlandırırsanız hem
fiziksel, hem de" zihinsel değişiklikler ortaya çıkıyor.
Tantracılar, düşüncelerini kontrol etmek istedikleri kişinin
solunum oranına dikkat ederek, istedikleri herhangi biriyle
telepatik iletişim kurabiliyorlar. Hatta bu şekilde diğer
kişinin soluma hızını artırabiliyor ya da yavaşla
tabiliyorlar.
Renklerin sekse etkisi
Hindistan ve İran'daki ilk gizemcilik okullarından
bazılarında müritler yıllar boyunca tek bir rengin doğasını
ve etkisini incelerlermiş. Örneğin mor ışık, dişi
hormonların faaliyetini artırıyor, kırmızı ışık erkek üreme
organlarını harekete geçiriyor. Seks yogasının asıl odak
noktasını oluşturan gizli cinsel birleşme ayinine
hazırlananlar, arınma safhasında renkleri kullanıyorlar.
İnsan bedenindeki yedi enerji merkezi yani çakra, yedi renge
karşılık geliyor. Kuyruk sokumunun olduğu kök çakra kırmızı,
göbeğin iki parmak altındaki çakra sarı, göğüs kafesinin
altındaki güneş çakrası sarı, kalbimizin olduğu yerdeki
çakra yeşil, boğazımızın bulunduğu yerdeki çakra mavi,
alnımızın ortasındaki çakra çivit ve kafamızın tepesindeki
çakra mor renge sahip.
Nefes ve renkler kadar sesin de tantrada büyük önemi var.
Yapılan araştırmalar bir araba kornasından çıkan 90
desibellik bir gürültünün bile kalbe pompalanan kan
miktarını iki katına çıkardığını ortaya koymuş. Tantraya
göre alfabenin her harfin çıkarmamızı sağladığı sesin, bir
enerji titreşim gücü bulunuyor. Örneğin tantra metinlerine
göre "Om" sesi tüm yaradılışı kapsıyor. Güç sözlerinin en
büyüğü olarak kabul edilen bu söz, doğru bir şekilde
söylendiği zaman bedende ve zihinde ahenk ve denge
yaratıyor. Sesler üzerinde deneyimler yaşamak, tantrayı
öğrenen kisiye kendi iç sesini duyma ve farklı iç seslerin
ne anlama geldiğini ayırt edebilme yeteneği kazandırıyor.
Koku eğitimi de tantranın önemli adımlarından biri. Her
yaşamın kendine özgü bir kokusu bulunuyor. Kötü bir yaşam da
tıpkı azizlerin yaşamı gibi belli bir koku yayıyor. Bir
keresinde ünlü Fransız dedektifi Vidocq şöyle demiş: "Beni
bin kişilik bir kalabalığın ortasına koyun. Sadece koku
duyusuyla ahlak yasalarını ihlal edenleri ayırt edeyim."
Vidocq, suç içeren her mesleğin kendine özgü bir kokusu
olduğunu ve kendisinin bunları ayırt edebildiğini
söylüyordu. Mesleğindeki sürekli başarısı belki de bunun bir
kanıtıydı.
En afrodizyak kokular
Tantraya göre koku, insanın en eski içgüdüleri olan seksi ve
dini güdüleri etkilemenin en kadim yolu. Güzel kokuların
gizli gücünü bilen eski uygarlıklardaki rahipler ve
büyücüler bedene sürülen yağları ve değerli merhemleri öyle
güçlü bir şekilde hazırlamışlar ki, bunların bir kısmının
kokusu binlerce yıl dayanmış. Kokunun gücünün en büyük
ispatı ünlü fahişelerin ve büyüleyici kadınların
tarihlerinde yer alıyor. Hem kutsal, hem de din dışı
edebiyat, erkekler üstündeki tuhaf güçlerini çoğunlukla
sihirli parfüm sanatına borçlu olan İsrail kralı Ahab'ın
karısı İzabel, Samson'un Delilah'sı, Kleopatra, Kraliçe
Josephine gibi kadınların hikayeleriyle dolu. Shakespeare, "Antomus
ve Cleopatra" adlı oyununda Nil kraliçesinden şöyle
bahsediyor; "O kadar parfüm sürmüştü ki, rüzgarlar
sevdalanmıştı".
Örneğin seks açısından en ünlü kokulardan ve afrodizyak yönü
çok güçlü olan tek bir misk tanesi bile, hacminde dikkate
değer hiçbir eksiklik olmadan birkaç milyon küp havayı
kokutabiliyor. Ama tek damlası bir odayı uzun süre kokutan
miskin yarım kilosu 40 bin dolara satılıyor. Her zaman misk
kokusuyla dolu dantel bir mendil taşıyan Kraliçe
Josephine'in de en sevdiği kokuymuş bu. Söylentilere göre
Napolyon'un tutkusunu alevlendirmek için bunu o kadar çok
kullanırmış ki, dairesinin duvarlarından yıllar sonra bile
bu koku yayılıyormuş.
Sesk yogası uzmanlarının da özellikle kullandığı kokular
var. Onlar kokulardan, kundalini enerjisinin çöreklendiği
kuyruk sokumunu uyarmak için yararlanıyorlar. Seks
ayinlerinde daha çok misk, yasemin, paçuli, hint sümbülü,
sandal ağacı ve safran kullanıyorlar. Bazı tantracılar
cinsel ritüeller sırasında partnerlerinin bedenlerinin
farklı bölümlerini farklı parfümlerle sıvıyorlar. Eller için
yasemin yağı, yanak ve göğüsler için paçuli, kasıklar için
misk, uyluklar için sandal ağacı ve ayaklar için de safran.
Siz de bunu sevişirken deneyin; ancak sentetik kokulardan
kaçının.
Bu yöntemleri iyi bilmenin ötesinde iyi bir seks yogası
uygulayıcısı olmak istiyorsanız, tutkuları, tembelliği,
asılsız bilgiyi ve öfkeyi de aşmış olmanız gerekiyor. Benzer
şekilde zeki, duyularını kontrol edebilen, tüm varlıkları
incitmekten kaçınan, her zaman ve herkese karşı iyi olan,
saf ve inançlı olanlar tantra eğitimine kabul ediliyorlar.
Obur, aşırı derecede sekse düşkün, arsız, açgözlü, cahil,
ikiyüzlü, zevk düşkünü ve ayyaşlar özel olarak
reddediliyorlar. Cinsel birleşme yani seks ayini, ancak
uygun bir hazırlanma döneminden ve yeterliliğin
ispatlanmasından sonra gerçekleşiyor. Bu süreç genellikle
bir yıl alıyor.
Seks yogasının cinsel birleşme aşamasına ancak bundan sonra
geliniyor. Bu noktada, eğer bu aşamayı birlikte kat
ettiğiniz bir eşiniz yoksa kendinize sizin gibi tantrayı
öğrenmiş bir partner seçmeniz gerekiyor. Değişik sevişme
pozisyonları, orgazm olmamak için kendini tutma yöntemleri
ve saatler sürebilen bir teslimiyet, yani asıl eğlence ve
gelişim ise bundan sonra başlıyor. Çünkü bu noktadan sonraki
birkaç yıl süren deneyim süresince kuyruk sokumundaki
kundalininin yılankavi gücü, doğal bir şekilde yukarıya
doğru hareket etmeye başlıyor. Bu durum astral bedendeki tüm
çakralarınızı harekete geçirse de, en güçlü etki cinsel
organlarda yoğunlaşıyor ve bir dereceden sonra tamamen sizi
sarmalayan güç ve eylem alanınız olan auranıza boşalıyor.
Bu konuyla ilgileniyorsanız Osho'nun Okyanus Yayınları’ndan
çıkan "Tantra Öğretisi" ve Omega Yayınları'ndan çıkan "Tantra,
Spritüellik ve Cinsellik" isimli kitaplarıyla, Omar
Garrison'un Okyanus Yayınları'ndan çıkan "Tantra/Seks
Yogası" adlı kitabına göz atabilirsiniz.

|