|
Amerikalılar Afganistan'da savaşta yakaladıkları
Taliban milislerini ve el Kaide teröristlerini
Küba'da bulunan Guantanamo üssüne getirmeye
devam ediyorlar. Geçtiğimiz günlerde tutuklu
bulunanların X-ray kod isimli askeri kampta
çekilmiş fotoğraflarını basına dağıtan ABD
Savunma Bakanlığı Pentagon ve ABD yönetimine
yönelik olarak aralarında Uluslararası Af
Örgütünün de bulunduğu çevrelerden bazı
eleştiriler geldiği gözlendi.
Afganistan'da Taliban saflarında ABD'ye karşı
savaşırken ele geçirilen Amerikan vatandaşı John
Walker'ın, Küba'daki Guantanamo Üssü'ne sevk
edilen diğer savaş esirlerinden farklı olarak,
Federal Soruşturma Bürosu FBI'ın gözetiminde
özel bir kargo uçağıyla Washington Dulles
Havaalanı'na indirildiği, buradan da polis
helikopteriyle, Virginia'nın kuzeyindeki bir
cezaevine götürüldüğü ve yargısına devam
ettiğine de dikkati çeken dünya basını esirlere
"Savaş Esiri" statüsü verilmemesini eleştiriyor.
Söz konusu statüyü düzenleyen Cenevre
Konvansiyonuna atıfta bulunan çevreler esirlerin
sadece kimlik bilgilerini vermekle yükümlü
olduklarını; ve bunun dışındaki konularda
sorguya çekilemeyeceğini, ve yakınlarıyla
serbestçe yazışabileceğini içeren hükümlere yer
veriyor.
Amerikalıların gözaltına almış olduğu kişiler
arasında çoğunluğu El Kaide ile birlikte
çarpışmış olan ve Afganistanlı olmayan bireyler
oluşturuyor. Aralarında Afganistan'da yakalanan
ve Almanya doğumlu bir Türk'ün de ileride
bulunabileceği Guantanamo'daki esirler arasında
3 İngiliz vatandaşı, 1 Avustralyalı,
Pakistanlılar, Mısırlılar, Cezayirliler,
Malezyalılar, Endonezyalılar ve Orta Asya ve
Kafkaslar'dan gelmiş bazı militanlar bulunuyor.
İngiliz Dışişleri Bakanlığı sözcüleri
Amerikalıların elinde bulunan tutuklularla
Küba'daki İngiliz konsolosluk görevlilerinin
görüştüklerini ve tutukluların sağlık durumları
ve şartları konusunda herhangi bir şikayetleri
olmadığını ve kamp şartlarını tatminkar
bulduklarını bildirdiler. Esir olarak Küba'ya
gönderilmesi söz konusu olan Türk gencinin Alman
vatandaşlığına geçmemiş olmasından ötürü Alman
Dışişleri yetkilileri bu alanda bir girişimde
bulunmayacaklarını bildirdi.
Amerikan Başkanı George W. Bush, esirlerin
statüsü konusunda bir değişiklik yapmayı
düşünmediklerini bildirirken, Amerikan Savunma
Bakanı Donald Rumsfeld ise üsse yaptığı gezinin
ardından koşulları gayet insani bulduğunu
belirtti. Amerikan Dışişleri Bakanı Colin Powell
ise esirlerin statüsüne yönetimin açıklık
getirmesi gerektiğini ifade etti. Bu arada
Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin
muhabiri Daniel Pearl'ü kaçırdıklarını öne süren
bir grup, "Amerikalılar bizim yurttaşlarımızı
daha iyi koşullar altında tutarsa biz de
Pearl'un ve elimizde bulunan diğer Amerikalı
esirlerin tutukluluk koşullarını iyileştiririz"
ifadesi yer alan bir e-maili gazeteye attı ve
"muhabirinizi, ABD'deki tutsaklar gibi gayri
insani koşullar altında tutuyoruz" mesajı verdi.
The Economist dergisinde yer alan bir yoruma
göre Pentagon yetkilileri yakın zamanda Taliban
ve El Kaide kökenlileri ayırt ederek statülere
netlik kazandıracaklarını ifade ediyorlar.
Ayrıca dergide esirlerien arası neredeyse 50
yıldır açık olan Komünist Küba ve ABD'yi
yakınlaştırdığı, Kübalı sağlık görevlilerinin de
zaman zaman tutuklular ile ilgilendikleri ve
aralarından kaçan olursa, Amerikalı yetkililere
teslim edeceklerini ifade ettiklerini
bildiriyor.
Bunun oldukça hızla gelişen bir savaş olduğunu
açıklayan uzmanlar ise tutukluların şu ana kadar
olağandışı bir muameleye tabi kalmadığını ve en
az Taliban'ın kendi ellerine geçen batılılar
kadar iyi muamele gördüğünü, statü belirlemenin
bu kadar vakit almasının da böyle hızla
gerçekleşen bir operasyon olduğu için normal
karşılanması gereğinin altını çiziyorlar.
|