|
Euro...
Avrupa kaderini onun üzerine yazdı ve
rüzgarların dağıldığı yönlere saldı.
Bu yazının yayına girdiği günlerde AB'nin
İngiltere, İsveç ve Danimarka dışındaki 12 üye
ülkesi yeni para birimlerini faal ve resmi
olarak kullanmaya başlayacak. Yuro, Evro ya da
Oyrğo diye telafuz edilen bir para birimi ile
Avrupa Birliği yeni bir çığır açıyor. Fransız ve
Belçika Frankları, Alman Markı, Avusturya
Şilini, Hollanda Florini, İtalyan Lireti,
İspanyol Pesetası ve Yunan Drahmisi birkaç hafta
içerisinde artık üye ülkelerin darphanelerinden
ya da Merkez Bankalarının birimlerinden
değiştirilebilecek.
Kozmopolit Kültürü ile Avrupa, sınırlarını kendi
içerisinde kaldırdığı Schengen anlaşmasından bu
yana tek bir para birimini Midilli ve Rodos'tan,
Fransa'nın kuzeybatısındaki Brötonya ve
Normandiya'ya kadar kullanma imkanı vererek
kendi içerisindeki entegrasyon açısınan önemli
bir adımı atmış oluyor. 1950'lerde Demir ve
Kömür madenlerinin ortak pazarı olarak yaşama
geçen ve 1980'lerin sonuna dek "Avrupa Ekonomik
Topluluğu" olarak yaşamını sürdüren ve Orta
Çağ'da Kuzey Avrupa'daki şehir devletler
arasında ekonomik birliği sağlamak için
oluşturulan Hansa Birliği'nden bu yana kıta
içerisinde bir entegrasyon hedefleyen Avrupa
Birliği'nin ortak pazardan ortak paraya uzanan
serüveni, Eski Roma'nın sınırları içerisindeki
parasal birliğinden bu yana Avrupa kıtasında
sağlanan yegane parasal birlik olma özelliği
taşıyor.
Fransa, Almanya, Italya, İspanya, Portekiz,
İrlanda, Finlandiya, Belçika, Hollanda,
Lüxemburg, Yunanistan ve Avusturya ile birlikte
Avrupa'nın mini devletleri olan İtalya'daki
Vatikan, San Marino, Fransız Riviyerasındaki
Monako ve Fransız-İspanyol sınırındaki Andorra 1
Ocak 2002'den itibaren geçtikleri para birliği
ile vatandaşlarının para sirkülasyonu sırasında
nakit sıkıntısı çekmemesi için 15 milyar kadar
kağıt para banknotu ile 50 milyar adet madeni
paranın dağıtımı için yüzbinlerce zırhlı aracı
harıl harıl çalıştırdı. Bir anda 600 milyar
dolar değerinde bir valör bir anda kıtanın
çeşitli yerlerine dağılmaya başlamış da oldu
böylece. Ayrıca Kanada açıklarındaki Fransız St.
Miquelon ile Orta ve Güney Amerika'daki
Goudaloupe, Fransız Guyanası ile Hollanda'nın
egemenliğindeki Aruba ile Pasifik Okyanusundaki
Fransız sömürgeleri Tahiti ve Yeni Kaledonya ile
Fas'ta bulunan İspanyol üslerine kadar bir nüfuz
alanı söz konusu.
Elbette bu oldukça önemli olan bir olaydı, ve
bundan daha da önemli olan unsur ise Türkiye
gibi AB adayı olan ülkelerin rezervlerini
ilgilendiriyordu. Örneğin, Türkiye'nin dünya
genelinde sirkülasyonda bulunan Alman Markı
miktarının üçte birini barındırdğı açıklanmıştı.
Bu açıklama sonucunda özellikle Türkiye
genelinde eldeki Alman Marklarının Euro'ya
çevrilmesi ile kayıt dışı ekonomisini büyük
ölçüde denetim altına alacağı ifade ediliyor.
İlk başlangıçta bu Avrupa ülkelerinin
sakinlerinin yalnızca yüzde 7 ya da 8'inin
cüzdanlarına girecek olan Euro'nun banknot ve
madeni paralarına gelince; dolaşımdaki en küçük
birim 1 Cent, en büyük birim ise 500 Euro
olacak. Euro'nun hayata geçirilmesinde önemli
emeği olan İtalya Eski Başbakanı ve Avrupa
Komisyonu başkanı Romano Prodi, AB'nin
geleceğinde siyasi bir birlikten şu an
bahsedilemeyeceğini, ancak orta vadede Amerika
Birleşik Devletleri hazine bakanlığına benzer
olan bir yapının AB genelinde faaliyete
geçmesinin mümkün olduğunu ifade ediyor.
Kuzey Kutbu'ndan Akdeniz'e kadar olan coğrafyada
yeni katılımcılarla birlikte yeni bir atraksiyon
merkezi haline dönüşen AB'nin bu yeni parasının
Amerikan Dolarını uluslararası piyasalarda
genelgeçer valör kriteri olarak zorlaması
beklenirken, yine de Avrupa Birliği içerisinde
entegrasyon karşıtlarının sayısı hiç de az
değil. Özellikle İtalya, Almanya ve Fransa'da
gizli bir zam havası yaratılmasından endişelenen
halk çeşitli platformlarda tepkilerini dile
getiriyor.
Ancak yine de Euro üyesi olmayan Avrupa ülkeleri
beklenenden daha fazla bir sıcaklık gösteriyor;
örneğin İngiliz Başbakanı Tony Blair bu yıl
içerisinde konuyla ilgili bir referandum
düzenlemek niyetinde olduklarını açıkladı. Euro
en azından aralarında çeşitli görüş
ayrılıklarının bulunduğu Avrupa'nın üzerinde
uzlaşmak zorunda olduğunu kabul ettiği bir olgu
olarak karşımıza çıkıyor.
|