Yalan Dünya Dizisi izle Yalan Dünya Dizi Müziği Yalan Dünya Dizi Bölümleri Yalan Dünya Dizisi Videoları Yalan Dünya Dizisi Oyuncuları Yalan Dünya Dizisi Ekibi Yalan Dünya Dizisi Haberleri Yalan Dünya Dizisi Resimleri Yalan Dünya Dizisi Fotoğrafları

Gökhan Özen, 29.11.1979 Ankara doğumlu. İlk, orta ve liseyi TED Ankara Koleji'nde okudu.TRT Ankara Türk Sanat Müziği Çocuk Korosunda 7 yıllık bir eğitim aldı. Ankara'nın Çankaya Semti'nde oturuyordu.
Babası Makine Mühendisi, annesi ev hanımı olan Gökhan'ın bir abisi var. 1996'da liseden mezun olan Gökhan, üniversite sınavında bütün tercihlerini İstanbul'dan yaptı.Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat bölümünü kazandı. Üniversiteyi okurken Radyo Tatlıses'de program yapmaya başladı. Gitarıyla birlikte istek parçaları söylüyordu. Bu sırada, Akademi İstanbul'da gitar dersleri almaya başladı. Daha sonra Best Fm'de programa başladı (1999). Best Fm'de de yine gelen istek parçalarını o kadife sesinden seslendiriyordu. Kısa bir süre sonra , Best Tv'de de aynı program formatında bir program yapmaya başladı.
Okulunu 4. sınıfta dondurmak zorunda kaldı. Tamamıyla kendi bestelerinden oluşan albümü Şahin Özer'in desteğinde 24 Şubat 2000 tarihinde Kare Müzik'ten çıktı. Mükemmel bir albüm oldu, ancak müzik şirketinin yetersiz kalması, promosyonun iyi yapılmaması gibi sebeplerden dolayı albüm tek klipte kaldı.
"Üşüyorum" adlı parçasına klip çeken Gökhan Özen maalesef hakettiği yere gelemedi. Bu sırada Best ailesinden ayrılmak zorunda kaldı. Daha sonra ikinci albüm çalışmalarına başladı. Universal Müzik ile anlaştı. Bu sırada birçok sanatçıya beste verdi
Gönderen Ergün zaman: 07:08 0 yorum
Etiketler: gökhan özen, gökhan özen biyografi, yalan dünya
Yalan Dünya
“Yeryüzünde bir “sır”dan daha dayanıksız hiçbir şey yoktur.”
Saner ve Ömer… Birbirlerinden habersiz, bambaşka hayatlar yaşayan ikiz kardeşlerdir…
1980 yılının Ağustos ayında doğumhaneden yükselen çığlıklar Kudret Başaran’a ikizlerinin olduğunu müjdeliyordu. Uğruna babası Nezih Başaran’ın büyük servetini reddettiği, yoksul bir hayata mahkûm olduğu kadın, Sevim sonunda ona ikiz çocuklar vermişti… Çocuklarının adını Saner ve Ömer koydular.
Saner ve Ömer’in kaderi babalarının ölümüyle bir anda değişti. Beş parasız, eğitimini yarıda bırakmış bir kadın olan Sevim ve ikizler yapayalnız kalmıştı… Üstüne bir de Saner’in hastalığı işi iyice içinden çıkılmaz bir hale soktu…
Kudret’in babası Nezih, Sevim’le evlendiği için oğlunu evlatlıktan reddetmişti. Saner’in hasta olduğunu duyar duymaz bir plan yaptı… Bu plana göre Saner’i tedavi ettirmek için anne Sevim’den alacak ama ona öldüğünü söyleyerek bir daha geri vermeyecekti… Plan başarılı oldu…
Saner ve Ömer’in kaderleri burada ayrıldı… Saner varlıklı ve saygın dedesi Nezih Başaran’ın güçlü kanatları altında iyi bir eğitim alarak, zenginlik içinde büyüdü, Ömer ise annesi Sevim’in yanında kenar mahalle okullarında okuyup, sokaklar da top koşturup, halkın içinde bir mahalle çocuğu olarak…
İki farklı çevrede büyüyen Saner ve Ömer’in karakterleri de farklı gelişti… Saner görgülü, zengin bir, Ömer tam bir halk çocuğu oldu… Görünüş olarak birbirlerinin aynısı olmalarına rağmen kişilik özellikleri neredeyse taban tabana zıt iki kardeş.
Saner ve Ömer’in hayatlarındaki tek ortak nokta sevdikleri kızların evlenme tekliflerini reddetmesiydi. Alımlı, oldukça güzel yine zengin bir ailenin kızı olan Azra Saner’ı, memur bir ailenin üniversite öğrencisi olan kızı İpek’te Ömer’i aynı nedenle geri çevirdi. “Değişmen lazım!”
Ve hayat onları bir kaza neticesinde tekrar karşılaştırdı. Hayatlarını birbirlerine ödünç verecekleri bir kaza… Artık ikiz kardeşleri kazadan önceki hayatlarının tam tersi bir gelecek bekliyordu…
Birbirlerinin aynısı olan iki insanı nasıl ayırt edebilirsiniz ki?